Boylu boyunca uzanan kervansarayları, Osmanlı Dönemi’ne ışık tutan gösterişli camileri, tarihi hamamları ve sıcak insanlarıyla Edirne, Trakya Bölgesi’nin en sevilen köşelerinden biri…

1. Hıdırlık Tabyası

Hıdırlık Tabyası

Edirne’de ilk istihkâm (savunma amacıyla arazi üzerinde yapılan her türlü yapı) inşaatlarına, 1829 yılındaki Rus işgali karşısında Divan-ı Hümayun tercümanı Hoca İshak Efendi’nin nezareti altında başlanmıştır. İnşa edilen bu yapılardan en önemlilerinden birisi I. Balkan Savaşı’nda da kullanılan Hıdırlık Tabyası’dır.

Hıdırlık Tabyası, yaklaşık 1800 metreyi bulan çevresi ile Edirne’deki en büyük tabyadır. Tabya: Nizamiye Ana Giriş Binası, Koğuş Binası, Topçu Odaları, Topçu Bataryaları (Top Mevzisi), Hendek ve Avlu’dan oluşmaktadır.

2. Rüstem Paşa Kervansarayı

Rüstem Paşa Kervansarayı

Edirne merkezinde yer alan Rüstempaşa Kervansarayı, Osmanlı mimarisinin en önemli örneklerinden biri. Rüstempaşa tarafından Osmanlı mimarisinin ustası Mimar Sinan’a yaptırılan kervansarayın içerisinde, dikdörtgen avlular çevresinde 2 katlı odalar bulunuyor. 

3. Sweti George Bulgar Kilisesi

Sweti George Bulgar Kilisesi

1880 yılında Kıyık Semti'nde yapılan kilise Edirne Valiliği tarafından restore edilmiş olup, günümüzde halen ibadete açıktır. 

4. Meriç Köprüsü

Meriç Köprüsü

Mecidiye Köprüsü ya da diğer adıyla Meriç Köprüsü Edirne-Karaağaç yolunda, Meriç Nehri'nin üzerine yapılmıştır. 1842'de Sultan Abdülmecit zamanında yapımına başlanmış 1847'de bitirilmiştir. 263 metre uzunluğunda, 7 metre genişliğinde, 13 ayak üzerinde ve 12 sivri kemerli bir taş köprü olup yanlara doğru eğimlidir. Ayaklar arasında ayrıca boşaltma gözleri de bulunmaktadır. Ortasındaki yazıtlı köşkü mermerdendir.

5. Enez Kalesi

Enez Kalesi

Antik Çağ'da Akropol denilen yüksek bir tepede olan Enez Kalesi, Balkanlardan gelen barbar akınlarını önlemek amacıyla yapılmıştır. Kalenin yapım tarihi kesin olmamakla birlikte, duvarlarındaki devşirme yapı malzemeleri Bizans öncesi yapıldığına işaret etmektedir. MS VI. yüzyılda Doğu Roma İmparatorlarından Lustinianus'un kaleyi onarmak için talimat verdiği kaynaklarda geçmektedir.

Kale kuzeybatı güneydoğu yönlerinde uzanmaktadır. Ana girişi kuzeydoğu yönündedir. Kalenin deniz tarafındaki limanı koruyan, kaleden denize doğru iki sur duvarı uzanmaktadır. Duvarların deniz tarafında, köşeli büyük burçlar inşa edilmiş ancak bunlardan yalnızca batıdaki burç günümüze ulaşmıştır. Batıdaki duvar Meriç nehrini de görecek şekilde yönü ayarlanmış, böylece nehir yönünden gelecek saldırılara karşı bir önlem alınmıştır.